Toplumun Sermayesi Vergidir

Siyaset felsefesinin en önemli filozoflarından biri olan Platon; devleti, "doğal bir kurum" olarak görmüştür. Ona göre bu doğal neden hiçbir insanın kendi kendisine yetmemesi, gereksinimlerini gidermek için başkalarının yardımına muhtaç olmasıdır. Ona göre devlet büyük ölçekli bir insan ya da organizmadır.

Devlet oluşumunun temellerinin ortaya atıldığı bu düşünceler ile birlikte, devlet; tarihin bilinen en eski toplumlarından bu yana hep var olan bir oluşum olmuştur. Tarihe baktığımızda; en eski medeniyetlerin hepsinde güçlü devlet mekanizmalarının bulunduğunu görebiliriz. Bir toplumda, asayiş ve güvenliği sağlayabilecek, zararlı davranışları kanunla yasaklayabilecek, bu kanunlara da uyulmasını mecbur kılacak tek güç devlettir. Bu durum ile beraber, modern toplumların vazgeçilmez ihtiyaçları olan sağlık, eğitim, milli güvenlik, altyapı gibi hizmetlerin de sadece devlet tarafından karşılanabileceği açıktır.

Devlet tarafından sunulabilecek bu hizmetler normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan Anayasamızda da Devlete görev olarak tanımlanmıştır. Anayasamıza göre devletin temel amaç ve görevleri “Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Mütekabiliyet ilişki içinde bu görev sadece Devlete tanımlanmamış aynı zamanda bireylere de ödev olarak yüklenmiştir. İlgili düzenlemeye göre “herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.” Görüleceği üzere Anayasamızda vergi; Devlete görev olarak bireylere ise ödev olarak tanımlanmıştır.

Devlet açısından görev bireyler açısından ödev olan Vergi, devlet veya vergilendirme yetkisine sahip kamu tüzel kişilerince, egemenlik gücüne dayanılarak, mali, ekonomik, sosyal ve siyasi amaçlarla, yükümlülerden mali güçlerine göre, bireysel karşılığı olmaksızın, kanunlara uygun olarak ve hukuki cebir altında alınan parasal ödemelerdir şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu tanımlamalara ek olarak düşünürlerden Henry LAUFENBURGER’e göre, “vergi toplumdaki kişilerin kamu harcamalarına mutlak ve zorunlu olarak katılmasıdır derken, Lucien MEHL ‘nin Science et Technique adlı eserinde “Vergi özel hukuk, kamu hukuku, tüzel kişileri ile özel kişilerden, devletin kamu yüklerini karşılamak için belli bir karşılığı olmaksızın, kesin olarak, otorite yolu ile mükellefin ödeme güçlerine göre alınması gerekli olan paradır" şeklinde bir tanım vermiştir. NEUMARK vergiyi, "Her vergi bir iktisadi kıymet transferini gerektirir" şeklinde çok özlü olarak tanımlamıştır.

Bu sebeple Devletin en önemli gelir unsuru olan verginin; toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve gönüllü olarak ödeme alışkanlığının artırılması amacıyla her yıl Şubat ayının son haftası Vergi Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu haftanın nihai amacı bireylerde ve toplumda vergi bilincini oluşturmaktır.

İbni HALDUN “Mukaddime” adlı eserinde, “ Toplumun ( hanedanın ) , oluşumunun başlangıcında vergiler, küçük matrahlar karşılığında yüksek vergi hasılatı sağlar. Toplumun (hanedanın) gelişmesi ile birlikte vergiler, büyük matrahlara karşılık düşük vergi hasılatı sağlar.” Vergi konuları üzerine düşük vergiler yüklendiğinde bu yükümlülerin çalışma ve bir şeyler yapma arzularını geliştirir. Düşük vergiler vergi yükümlülerini tatmin edeceği için kültürel teşebbüs büyür ve artar. Öte yandan kültürel teşebbüsün büyümesi ile birlikte yükümlülere tarh edilen vergi matrahı genişler. Netice olarak kişisel matrahların toplamı ile vergi geliri artmış olur “ ifadeleri ile vergi bilincini de vurgulamıştır.

Bu kapsamda ehemmiyeti izahtan vareste olan vergi bilinci; kamu hizmetlerini sunabilme açısından vergi gelirlerinin kamu açısından önemini kavramış bireylerin, vergi ile ilgili ödevlerini yerine getirmede ortaya çıkan isteklilik düzeyidir. Bireylerin vergi ile ilgili ödevlerini yerine getirmede oluşan arzunun paralelinde vergilerin kendilerine ne şekilde döneceği de belirlemektedir. Vergiye karşı içsel bir motivasyon şeklinde tanımlanan vergi ahlakı vergiye ilişkin görev ve sorumlulukların vaktinde ve tam olarak yerine getirilmesi aynı zamanda verginin gönüllü olarak ödenmesi olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin vergi ahlakına sahip olmalarına neden olan birçok faktör vardır. Bu faktörler; mükellefin eğitim düzeyi, yaşı, cinsiyeti şeklinde sıralanabilir. Faktörlerin olumlu seyrettiği, vergi bilinci ve vergi ahlakı yerleşmiş olan ülkelerde yükümlüler vergi görevlerini titizlikle yerine getirmektedirler.

Örneğin ABD ‘ de tahsilat açısından ulusal düzeyde % 85 oranında gönüllü uyumun olması gelişmiş ülkelerde ki vergi bilincinin ve vergi ahlakının daha yüksek olduğunun en iyi göstergesidir. Genel vergi bilincinin düşük olduğu ülkelerde birçok ekonomik ve sosyal sorun ile karşılaşılmaktadır. Vergi bilincinin vergi ahlakı üzerinde ki etkileri araştırılırken, vergi bilincinin oluşmasını etkileyen ve bunun gelişmesini sağlayan faktörlerin ortaya konulması gerekmektedir. Toplumun eğitim seviyesinin yükselmesi, daha şeffaf ve hesap verilebilir devlet yönetimi toplumun gelir seviyesinin artması, ödenilen vergilerin çok açık ve net olarak nerelerde kullanıldığının bilinmesi, aile içi eğitim, okul eğitimi, ekonomik ve mali sonuçların vatandaşlara yansıması, cezai yaptırımlar, vergiye yönelik reklam kampanyaları, vergi bilincine yönelik yarışmaların düzenlenmesi, medyada bilgi şöleni ve kongrelerde verginin bir vatandaşlık görevi olduğunun vurgulanması, vergi bilincini etkileyen ve gelişmesine, artırılmasına olanak tanıyan faktörlerdir.

Bu öngörü ile; Güçlü devlet olmanın öncelikle ekonomik güçten geçtiğini bilmeyen veya özümsemeyen yoktur. Güçlü devlet ekonomisini sağlamanın temeli ise, devletin en büyük gelir kaynağı olan vergiler konusunda her duyarlı vatandaşının hassas olması gerektiğidir. “Verginin kutsal ve insanlık görevi” olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Her vatandaş vergisini zamanında öderse, ülkemiz kalkınmada ve güçlü devlet olma yolunda öncü rol oynayacaktır. Bu konuda herkes hassas davranarak, vergilerini düzenli ödemelidir.

Nihai olarak devletin güçlü olması ve belirtilen görevlerini yerine getirmesi için geniş kapsamlı tüm vergi mükellefi vatandaşlarına hatta toplumun tüm bireylerine, vergi bilinci ve vergi ahlakı konusunda eğitici bilgiler verilmesi, çalışmalar, projeler yapılması ve bunun en başta en alt nesilden aktarılmaya başlanıp vergi konusunda bilinçli bir nesil yetiştirilmesinin hedeflendiği Vergi Haftamız kutlu olsun.

 

 

24.02.2021
MAHMUT YİĞİT AKGÜL